Sagopa Kajmer’in müridleri Facebook’ta bana bir hate grup açmış. Geçenlerde tesadüfen fark ettim. Resmimin üzerine de çarpı atmışlar. Ama topu topu 4 üyesi var. Bu kadar sevilen biri olduğumu bilmiyordum doğrusu…
Sagopa Kajmer’in müridleri Facebook’ta bana bir hate grup açmış. Geçenlerde tesadüfen fark ettim. Resmimin üzerine de çarpı atmışlar. Ama topu topu 4 üyesi var. Bu kadar sevilen biri olduğumu bilmiyordum doğrusu…

Değerli Hafif Müzik sakinlerinden gelen mesajlara bakılırsa benim artık Milliyet hafta sonu eklerinde yazmaya başladığım hala pek bilinmiyor. Sabah’ta yazarken insanlar “Radikal’deki yazılarını okuyoruz” derlerdi, oradan ayrılalı 3 yıl olmasına rağmen. Ha görüp, okuyorlar sabahta, ama sonra hafızaya Radikal olarak geçiyor onlar.
Şimdi Milliyet’e geçtim ve iki tip insan tipi var. Biri hala “Sabah’taki yazılarınız çok güzel” kafası yapan klasik kitle. İkincisi ise ilgili olmakla birlikte son gelişmeleri takip etmediğini çaktırıyor. Mesela “Bir süredir Sabah’taki yazılarınızı göremiyoruz, ne oldu” tarzında sorular bunlar.
Şimdi hepsine bir son vereyim. Boldlayarak belirteyim.
Hafif Müzik olaraktan artık Milliyet’teyim. Hafta sonu eklerindeyim. Beni arayan orada bulur. Değerli dostlara duyurulur…
Müdüriyet
Milliyet‘teki yeni köşe fotoğrafım meğer ne kadar büyük bir tartışma konusu olmuş. Kimi görsem geyik yapıyor. Nette de ufak ufak demlenenler var bu konu üzerine. Yok o ne biçim pozmuş, artist miymişim, o Ray Ban’lar neymiş, reklam mı almışım. Böyle düzeyli şeyler. Amaan uzatmayayayım.
Madem bu kadar geyiği yapıldı ben de anlatayım bari şu fotonun öyküsünü de iyice geyik olsun.
Efendim orası Budapeşte. Sziget Festivali. Senelerden 2008. Mehmet Tez ve Kaan Sezyum beyler o sabah altıya doğru çadırlarına çekilmiş ve güneşin alnında yedi buçuk gibi uyanmışlar. Gözler suyuna ekmek banma kıvamında olduğu için de gözlük takmışlar. (A aaa nasıl olur…) İtalyan-yoğun kamp yerinde hemen ilk espressolarını içip festival alanını dolaşmaya başlamışlar. Chuck Norris’in barına gelmişler. Ve Chuck karşılamış onları kapıda. Yalan.
Öyle bir bar yapmış biri yani. Kıyak bir yer. Önünde fotoğraf çektirdik. Bunu Sezyum Bey çektiler. Sonra alışveriş falan yapıp rezalet bir sosisli yedikten sonra uçağa bindik. En son chicken or pasta gibi bir şey hatırlıyorum. Uyumuşum…
Kendilerine teşekkür ediyor, bu vesileyle merakınızı da gidermiş oluyoruz.
Dahası var: Müzik yazarlığı nereye gidiyor, müzik dergisi okurları sabit fikirli ve muhafazakar mı, şu aralar ne dinliyorum, hangi grubu geç keşfettiğim için pişmanım ve dınınınııın; haftaya hangi gazetede işe başlıyorum? Az sonra…
İnsanın kendi röportajını anonslaması ne değişik bir kafaymış ya…
(Mehmet Tez Moda tesislerinde çalışıyor görünümlü fotoğrafla birlikte üstelik…)
